25 Şubat 2010 Perşembe

Anadolu Yakası-Organik Pazarlar Durumu



Evet sonunda bizim yakanında organik pazarı oldu, Kartal 'da tren yoluna yakın bir alanda belediye'nin desteği ile pazar kuruldu. Ardından Maltepe'de ama heriki pazarda bana uzak, ben Suadiye de ki mini pazardan almaya devam ederken, yolda güzel bir afiş okudum.
"Çarşamba Günleri Selamiçeşme Özgürlük Parkında Organik Pazar hizmetinizde"
Çok iyi bana sadece 2 durak. Tabiki pazara gittim, etrafı kolaçan ettim, çok temiz-pak ve üreticilerin direkt olarak tüketici ile buluştukları bir alan olmuş, Belediye ile bir yıllık bir anlaşma yapmışlar.
Pazarcılarla muhabbet ederek biraz daha bilgilendim, mesela her hafta Ankara'dan gelen üreticiler var. Toplanıp iki araç buradaki pazarlara geliyorlarış, Niğde'den karı-koca üretici-pazarcı ile tanıştım. Elma- havuç tarlaları varmış.
Güzel tabi, sebze-meyve daha sağlıklı, henüz süt ürünleri tezgahı yoktu hasretle bekliyoruz, ayrıca et-tavuk ürünleri de olsa da, sahici ot yiyen inek-koyunların ürünlerini de tüketsek.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Etiler-Marmaris Büfe-Caddebostan

Bağdat caddesinde yıllardır olan Hacıbey geçenlerde kiraların alıp başını gitmesi yüzünden kapandı, duyduğuma göre dükkanın sahibi de eski kiracısını hiç kollamadan çıkmasını istemiş. Hacıbeyde böylece yerini Etiler-Marmaris Büfe'ye bıraktı.

Mekan Sarı-siyah dekoru ile dışardan " gel içeri" diyor, bende çağrısına uydum tabi, kaşarlı tostuda pek severim hatta güzel kaşarlı tost peşinde çok gezdiğimi bilirim. Eskiden Etiler'de Boğaziçi büfe vardı, orasının tostuna bayılırdım, kulakları çınlasın...Şimdilerde de bazı Marmaris büfelerin kaşarlı tostlarıda güzel oluyor. Bende hemen kafamda Etiler-Marmaris ikilisini birleştirdim vee yeni mekanın " gel" çağrısına uyup tost yemeğe oturdum.

Servis ekibi çok sıcak, konuşkan ve hizmet etmeye meraklı sevdim tabi, menuleri geldi inceledim ve kaşarlı tost niyetim, kavurmali-kaşarlı tosta döndü, yanına da bir güzel demli çay içerim diye, kurdum kendimi ve verdim siparişi...

Çayımı önden istedim, zaten benim gibi bir çaycı, tek çayla kalıcak hali yok yaa, tostum gelince de nasıl olsa gene içerim dedim ve çayım geldi bir yudum içtim ve burkuldum, ikinci yudum ve üçüncü yudumda servis görevlisini çağırdım.. eee noldu bu çaya dedim ki, meğer sırf ben değil dünden beri gelen pek çok müşteri benim gibi çayı beğenmemiş.. Nasıl yaptıklarını- merkez ofisle konuştuklarını tekrar demledikleri dinledim, bir çay daha ikram ettiler ama durum aynı keza, ben ayran içeyim daha fazla zor durumda bırakmayayım dedim. Ben çaylarla ilgili bilgi alırken kavurmalı tostum da geldi, önce bi küçük gördüm boyutunu, sonra da tadı beklentimi karşılamadı, yeteri kadar ısınamamış, içindeki kaşarlar eriyememiş kısacası olmamış..Hayallah nasılda hazırlamıştım kendimi, çay-tost olayına..yerine acı çay ve erimemiş kaşarlı tost hiç iyi gitmedi. Servis görevlisi beğenimi sormak üzere yanıma yaklaştı, önce birşey demesem mi ki diye düşündüm sonra da söylersem belki düzeltirler diye, çok da beğenmediği ama onların hatırları için birde en sevdiğim tost- kaşarlı tosttur deyip, birde çift kaşarlı tost ısmarladım.

Azimliyim illa beğenicem birşeylerini, ne de olsa yöremize yeni bir marka gelmiş, masraflar yapmışlar bizler gelelim diye...tostum geldi, onları kırmamak için bitirdim ama birsüre ara vermek lazım tekrar gitmek için, belki o zamana kadar kendilerini toparlarlar.. O kadar yağlıydıki, dönüşte Sturbucks'da filtre kahve içtim.

14 Kasım 2009 Cumartesi

Cafe Sante, Suadiye

Bu aralar, Cumartesi günleri kendimize yeni bir adet çıkarttık çünkü bizim Oğluş Thomas the tank ..'ı seyrede seyrede trene binmekden başka birşey istemez oldu. Bizde böylece Erenköy'den- Suadiye'ye trenle gider olduk, inip Erenköy'e geri yürüyoruz. Çok da keyifli bir rut indikden sonra bizimkisi bir mutlu oluyor anlatamam, bu mutluluğu da Remzi kafe de oturup güzel kahve, meyve-kek ile süsleyip, son kitaplar nelerdir öğrenip 1 saatimizi geçirdikmi mi, ailece mutlu oluyoruz.
Bugun, klasik mekanımız Remzi'yi yeni bir mekanla aldattık. Cafe Sante :). Kendileri ile yazın tanışmıştım ama Suadiye'ye kadar yürümek çok uzun oluyordu bir daha gidemedim, kısmet bugune imiş, oğluşun tren sevdası sayesinde ikinci kere kapılarından girdim. Konseplerini biliyordum, zaten ama daha da gelişmiş ve daha da gelişeceğini öğrendim. Yüzüm güldü çünkü kendileri bir kafe olmalarına rağmen organik ürünler satıyorlar, şu benim taaa Gökçe Adalardan peşinde koşup ısmarlayıp da getirtiğim organik tereyağlar, peynirler, kaşarlar..hepsi Cafe Sante'de var. Diğer güzel bir haber de, Pazartesi günleri kendi önlerinde organik pazar kuruluyor, sebzeler, meyveler alınmak için bizleri bekliyor. Hatta pazarın müdavimleri hafta da 2 kere Pazartesi, Perşembe olması için ısrar ediyorlarmış. Çok hoş, bahsetmeden geçemeyeceğim, Latte içtik ama o kadar güzeldi ki, tadi damağımızda kaldı. Sahibinden öğrendik ki, 200 yıllık Simon Levelt kahvesi imiş, ve Fare Trade organizasyonunun ilk kurucularından , tadı kadar etik değerleride bahsedilmeye değer. Benden söylemesi, pazar günü güzel bir kahvaltı mekanı ararsanız, lezziz organik ürünlerden hazırlanmış mükellef bir kahvaltı yapabilirsiniz yada çok lezziz kahvelerinden tadabilirsiniz. Adreslerini ekliyorum, ziyaret edin derim. www.cafesantecompany.com

Gunaydin Burger Evi

Geçen hafta biraz kaçak yapalım da burger yiyelim dedik, bir de ufak bir işim vardı Şaşkın'da Tcibo 'ya uğradık ki oda ne küçük ama sıcacık gözüken bir mekan, patates çuvalları, tahta masalar, yazı tahtaları bir baktım, tanıdık da bir marka, et konusunda kendini pekçok kere kanıtlamış Günaydın, yeni bir konseptle burger evi açmış..Bu kadar lezziz bir tesadüf mü olur, hem burger yemenin arzusu hemde yeni bir mekanda tadım yapma fikri ultra cazip geldi. Bitirdikden sonra Tcibo 'daki işimizi kendimizi attık tahta masalara..Birkere takdir etmek lazım çünkü benzer birkaç yer daha varki, dışardan güzel ama servise gelince çuvallayan..hiç öyle değildi, zamanında, çok da hoş bir konseple sundular Burgerlerimizi, nasıl pişmesini istediğimizi sordular, patates tavamızı aynı zamanda servis yaptılar veee masada genel kullanıma açık harika hardallar bırakmışlar ki, son derece zevkle yedik, çok da beğendik..ellerine sağlık dedik. Hem fikir olarak çok güzel hem lezziz, hemde servisi hızlı ve güler yüzlü. Sonuç, ödediğiniz ücretin karşılığını veriyorlar...Şiddetle tavsiye ederiz. Canınız Burger mi çekti, Şaşkınbakkalda Günaydın'a bir uğrayın.

3 Kasım 2009 Salı

Suzan Miller Kasım için dediki,

Sonunda okudukdan sonra yaw gene nolmuş evrende, gezegenler çarpışan araba oynuyorlar, dedirtmeyen bir ay başladı..E bu durumda bari paylaşayım da, hiç yokdan bir yerlerden pozitif bir haber gelsin. Ben kendi burcumu okudum tabi, Kovalar guzel bir ay bizi bekliyor işleri Aralık'a bırakmadan arı gibi çalışmamız lazım..İşte linki gönderiyorum tıklayın bir okuyun içiniz açılsın
http://www.astrologyzone.com/forecasts/monthly/aquarius.php