Bizim oğluş trenleri çok sever, çünkü dedesi O'nu haftada en az 2 kere Haydarpaşa'ya veya Söğütlüçeşme'ye eski lokomotifleri göstermeye götürür. "Thomas" olarak isimlendirdiğimiz bu eski lokomotifleri bizim oğluş çok iyi tanır. " Dede hadi Thomas'a gidelim " dedi mi, Dedesi Erenköy-Haydarpaşa hattında torununu güzelce gezdirir, Haydarpaşa'ya gittiklerinde illa martılara yem verirler.. Benim de çok hoşuma gidiyor bu turlar, bu yaşda İstanbul'un güzellklerine katılıyor. Tabiki durum bu halde iken bizim oğluş Haydarpaşa'nın yandığı haberini çok da sindiremedi, sevgili Haydarpaşa'sı Nanası İngilterelerden kalkıp geldiğinde bizi " hadi Haydarpaşa'ya gidelim" diyerek götürdüğü sevinçle ve övünçle gösterdiği Nanasına beğendirmeye çalıştığı Haydarpaşa'sı nasıl olurda yanardı, kim yakmıştı. Hemen duruma el koyması gerekiyordu..Şimdi her akşam biz Haydarpaşa'yı tamir ediyoruz. Çatısını baştan yapıyoruz. İçi rahatlıyor, sonra uyuyoruz.. Umuyoruz çok sevdiğimiz Haydarpaşa'da bizim yaptığımız gibi biran önce tamir edilir, eski güzelliği İstanbul'un Silüetindeki eski dokunulmaz(!) güzelliği ile yerini alır.
Her yenigün bir dolu yeniliği de beraber getiriyor. Yapıcak çok iş, anlatacak ne çok şey var. Yeni yerler, yeni düşünceler, yeni işler, hayatımıza giren yeni kullanımları ve bazen de farkında olmaya zorlandığımız oluşumları benim gözümden paylaşıyorum. Hayata karşı isteme talebimizin altını çizmekde fayda görüyorum.
6 Aralık 2010 Pazartesi
14 Ekim 2010 Perşembe
IPhone 4'de Operatör Seçimi
Uzun zamandır beklediğimiz Iphone4 sonunda geldi, bizimde hazır Blackberry
aboneliğimiz bitti, geçelim dedik Iphone4 'e.. İncele, Araştır, Konuş, Sor ...hepsini yaptık tabi birinci fark ücretlerde çıktı, Bizim operatörümüz Turkcell ama bir paket yapmış, Vodafone paketinden 830 TL. fazlaya geliyor.
Nasıl oluyor bu iş? 150 dk. konuşma+150 SMS+4G sınırsız İnternet+24 ay =119TL(aylık )
24 ayda ödenen toplam ücret ise =2856 TL.
Peki buna karşılık Vodafone'nun paketi nasıl?
250dk.konuşma +150 SMS.+sınırsız İnternet+18 ay+250 TL=99TL (aylık)
18 ayda ödenen toplam ücret ise =2032 TL.
FARK = 824 TL.
OLUR MU AMA...TURKCELL NAPTIN? dedik ve harıl harıl bizim kurumsal yetkilimizi aradık, durumu anlattık, bizim gibi O'da şaşırdı tabiki..diycek pek fazla birşey yok, hesap ortada...ama kendiside Vodafone'u aramış ve şöyle bir fark bulmuş "sınırsız" olarak belirtilen 1G internet kullanımı, bende bundan yola çıkarak dahada derin araştırmalar yaptım ki birde ne göreyim elma ve armut karşılaştırması yapıyormuşum ama benim gibi yüzlerce insan ( Vodafone'da IPhone4 kuyuruğu var, cihaz tükenmiş çünkü çok fazla geçiş varmış, rivayet 2 hafta içinde tekrar stoklara girecekmiş) aynı karşılaştırmayı yaparak geçiş yapmış. Çünkü 1. Vodafone ortak terminoloji olan sınırsız tanımını kendine göre tanımlamış ve 1G demiş, bizde son kullanıcı olarak "sınırsız" kelimesinin 4G olduğunu düşünmüşüz
2.Turkcell öyle bir kurumsal tablo hazırlamışki, okuyabilene aşk olsun..Yahu tablo öyle mi yapılır, birde yanında " bu tablo nasıl okunmalı" diye bir başka dokuman lazım. Ehhh tüm bunların sonucu benim gibi mıncık mıncık inceleme yapmayan çoğunluk Vodafone geçmiş.
Sonuç, bizim ihtiyacımıza en yakın paketi bulduk. Aylık 129 TL oluyor, kontrat süresi 15 ay + üzerine konuşma paketi eklemek lazım 1G bana yeter diyorsanız yaklaşık toplam =2250 TL. oluyor, fark :218 TL
Genede Vodafone paketi 250 dakika ile daha güzel bir paket amma arada deli fark yok en azından. Turcell'in ile 1G paketleri ile kıyaslarsanız arasında 218 TL oluşuyor. NAPALIM Şimdi GİDELLİM Mİ, KALALIM MI? ne dersiniz yorumlarınızı beklerim.
26 Nisan 2010 Pazartesi
Polonez'in Paladiumdaki yeri
Bizim oğluş 3, 5 yaşına gelince 23 Nisan'ı da iyice anlar oldu. Cuma-Cumartesi-Pazar 3 gün 3 gece Bayram Kutladık. Caddebostan-Erenköy-Suadiye hattında her aktiviteye katıldık. En beğendiklerimiz: Toyota plaka aktivitesi, Krispy Cream yüz boyama, Turktelekom Marvel karakterleri, onbin kere uçak ve trenlere binmek...
2 gün sokaklarda coştukdan sonra, pazar gününü iç-mekanda geçirme kararı aldık ( polen seviyesi çok çok yüksekdi...) ve Paladium'a gittik. Öğlen yemeği için nefis bir durak bulduk. Polonez'in Brasserie olarak kışdan beri varolan yeni yeri. Ön alandaki açık alanı ne kadar güzel, biz öğlen yemeği yedik ama kahvaltı içinde mükemmel. Mısırlı-şiş et yemeği yedim arada parmaklarımı da yedim.. Servis gayet mükemmeldi, garsonumuz çok ilgili ve bilgili idi. Komi konseptide tutmuş. Garson-komi işbirliği gayet başarılı, dolayısı ile servisde aksama yaşanmadı. Tadı damağımızda kaldı, en kısa süre içinde tekrar gitmeyi düşündük hatta anneler gününde geniş bir kahvaltı fikri kafamıza birgüzel yerleşti. Tavsiye ederiz. 18 Mart 2010 Perşembe
Wagamama kendine yakışanı yaptı...
Geçen hafta Wagamama'daki maduriyetimizi anlatmıştım, ardından da üzüntülerimi dile getirmiş ve biran önce düzeltilmesi yönünde Wagamama'ya mesaj göndermiştim. Ancak bir süre geçmiş olmasına rağmen dönüş olmamıştı Kİ, geri döndüler Pazarlama Müdürleri, durumu anladığını ve gerekli aksiyonları alacaklarını bildiren mail gönderdi, telefonla ulaşmaya çalıştı.
ÇOK sevindim, umarım diğer kurumlarda WAGAMAMA'dan örnek alırlar ve olumsuzlukları kendilerine kılavuz alarak, müşterilerini dinleyerek yol almanın markaya kattığı değerin farkına varırlar.
NOT: Bu arada dün ve bugun tekrar öğlen yemeğinide bizden arkadaşlar Wagamama'daydı ve hesap alma, fiş verme, yemeğin zamanında gelmesi konularında çok büyük farklar olduğunu söylediler.
NE Güzel, RAMEN lerimize kavuştuk..Bizi dinlediğin için Teşekkür ederiz. 5 Mart 2010 Cuma
WagaMAMA'da noldu?
İki gündür Wagamama'da öğlen yemeği sorunu yaşıyoruz, Noldu sormak istedik ama soramadık çünkü o kadar çok vakit kaybetik ki, koşararak çıkmak zorunda kaldık. 3. denemeyi de yapmaya açıkcası korktuk. Yazık olmuş, güzel bir konsepti ama servis bir konsepti nasıl siler süpürün de bir örneği.
Siz siz olun bu aralar çok da vaktiniz yoksa "hızlıca bir ramen yer kalkarım" diyorsanız, Sakın Wagamama'ya gitmeyin. Diyelim ki gene de gittiniz işte size Wagamama kötü servisine karşı yapacağınız, Akıllı ataklar:
Siz siz olun bu aralar çok da vaktiniz yoksa "hızlıca bir ramen yer kalkarım" diyorsanız, Sakın Wagamama'ya gitmeyin. Diyelim ki gene de gittiniz işte size Wagamama kötü servisine karşı yapacağınız, Akıllı ataklar:
- Siparişi hızla vermeye çalışın.
- Nasıl olsa siparişi verdim diye SAKIN rahatlamayın, 10 dakikada bir muhakkak sorun ( Aksi taktirde 30 dakika sonra halen masanıza ramen gelememiş olma ihtimali %90 )
- Yiyeceğiniz masaya gelir gelmez hesabı da isteyin. ( Hesap faslı çok fena, hesabı getirmeleri 15 dakika aldı ) ,
- Kesinlikle tam para verin ( Yoksa nedendir bilemedik hatta üst üste olunca kötü niyetten dahi şüphelendik, para üstü getirmiyorlar )
- Fiş almanız gerekiyorsa, yerinizden kalkın ve kasaya giderek bizzat isteyin böylece 10 dakika kazanmış olursunuz ( ilk gün fiş bekledik, abartmıyoruz 10 dakika, ikinci gün bekleyemedik, almadan çıkmak zorunda kaldık)
Birde sanki herşeyi çok iyi halletmişler, mükemmel servis yapmışlar gibi kapıda iyi günler gene bekleriz diyorlar. Sayelerinde yediğimiz yemek burnumuzdan geldi, nefret ettik.
Sloganı Positive eating- Positive living olan bir işletmenin biran önce kendini toparlamasını dileriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
